Yazılar

Bir önceki yazımda skolyoz hastalığının, hastaların önemli bir kısmında korkulacak sorunlara neden olmadığından bahsetmiştim. Peki, korkulması (ya da mutlaka tedavi edilmesi) gereken skolyozlar yok mu? Var.

 

Skolyoz hastalığı hangi durumlarda ciddi sorunlar oluşturabilir?

 

Öncelikle, daha önce de bahsettiğim hastalığın doğal seyrine tekrar kısaca bakalım. Skolyoz iki nedenle ilerler demiştik:

  1. Çocuklarda boy büyümesi ile beraber (Ergenlikle beraber ya da doğuştan gelen skolyozlar)
  2. Omurganın çökmesi ile beraber (Kas hastalıklarının skolyozları ve erişkinlerin ileri skolyozları).

 

Bu durumda, hangi skolyozların mutlaka izlenmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesi gerektiğini kestirmek nispeten kolay:

 

  • Erken yaşlarda ortaya çıkan skolyozlar mutlaka ciddiye alınmalı;

Çünkü hastanın önünde uzun bir boy uzaması dönemi var.

 

  • Çocukların çok hızlı ilerleyen skolyozları mutlaka ciddiye alınmalı;

Çünkü hem kritik derecelere ulaşması ihtimali yüksek, hem de altında bazı sinir sistemi ya da omurilik hastalıkları çıkabilir.

 

  • Yaş ne olursa olsun belli dereceleri (Sırtta 50 derece, belde 40 derece) geçen skolyozlar ciddiye alınmalı;

Çünkü bu dereceleri geçen skolyozlar büyüme bitmiş bile olsa hayat boyu ilerleyebilir.

Çünkü bu skolyozlar ciddi kozmetik sorunlara neden olabilir.

 

  • Yaş ne olursa olsun 80 derecenin üzerindeki skolyozlar (tedavinin yaygınlaşması ile artık daha az göreceğimizi umuyoruz) ÇOK ciddiye alınmalı;

Çünkü bu derecelerin üzerinde skolyoz ileri yaşlarda solunum sorunlarına neden olabilir,

Yaşam beklentisini azaltabilir.

 

  • Kas hastalıkları ve diğer ciddi hastalıklarla birlikte ortaya çıkan skolyozlar ÇOK ciddiye alınmalı;

Çünkü çok çok hızlı ilerleyebilir ve hayat kalitesini çok olumsuz etkileyebilirler.

 

Görüldüğü gibi, bazı skolyozlar ciddi kozmetik ya da hayat kalitesi sorunlarına neden olabiliyor, hatta hayatı bile tehdit edebiliyor. Ama tersten düşününce de, burada sayılanların dışındakiler de herhangi bir sorun oluşturmayabiliyor.

 

Bu konuda uzmanların görevi, tüm skolyoz hastalarını ve ailelerini korkutup istismar etmek yerine, gerçek bir risk ve tehlike analizi yapıp hasta ve ailelerine etik ve samimi rehberlik sağlamak olmalı.

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Yazılar

1 2 3
Aralık 9th, 2016

70 yaş ve üzeri hastalarda omurga cerrahisi anlamlı mıdır?

Bir süredir iş yoğunluğum nedeniyle ara verdiğim yazılarıma yeni bitirdiğimiz “70 yaş üzeri hastalarda omurga (özellikle eğrilik) cerrahisi” konulu bir […]

Ağustos 29th, 2016

Hasta dayanışma ve tartışma grupları (Forumlar); Neden yararlı, sınırları ne olmalı?

Uzun zamandır yazamamıştım, izninizle bugün yeni bir konu açarak ara verdiğim yerden tekrar başlamak istiyorum. Bu yazımda internet ortamında çeşitli […]

Ağustos 4th, 2016

Skolyoz gerçekleri 2: Hangi skolyozlardan korkmalıyız?

Bir önceki yazımda skolyoz hastalığının, hastaların önemli bir kısmında korkulacak sorunlara neden olmadığından bahsetmiştim. Peki, korkulması (ya da mutlaka tedavi […]

Haziran 27th, 2016

“Çaresiz kalan” skolyoz hastaları ve aileleri ne yapmalı?

Son iki gündür, Twitter üzerinde benim de istemeden dâhil ve neredeyse taraf olduğum bir tartışma sürüyor. Bu yazımı bu konuya […]

Haziran 21st, 2016

Çocuğunuzun etkinliği ispatlanmamış bir yöntem ile tedavi edilmesine razı mısınız?

Bir süredir yazılarıma ara vermiştim, birkaç gün önce internet üzerinden sorulan bir soru üzerine tekrar yazmak istedim. Söz konusu olan, […]

Mart 17th, 2016

Ülkemizde yazılı ve görsel sağlık gazeteciliği ne durumda? Basında yer alan bilgilerle omurga sağlığımızı koruyabilir miyiz?

Bu yazımda biraz değişik bir konuya değinmek istiyorum; basınımızda sağlık konularının işlenmesi ve halka yansıtılması konusu. Nedeni derseniz, bu konunun […]

Şubat 3rd, 2016

Çocuğunuza ya da size, “nöro-monitorizasyon” olmadan omurga cerrahisi yapılabilir mi? Yapılmalı mı?

Bir süredir ara verdiğim hasta hakları üzerine yazılarıma “nöro-monitorizasyon” konusunu tartışarak geri dönmek istiyorum. Yine yakın zamanda konuştuğum bir hasta […]

Ocak 18th, 2016

Skolyoz Kremi!

Sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmanın yollarından biri olarak düşündüğüm tüketici hakları olarak değerlendirilmesi konusuna bir süredir ara vermiştik, çok yakın zamanda […]

Aralık 24th, 2015

Tüketici hakları 2: Sizce hata kimde?

Bugün bir önceki yazıma gelen tepkiler ışığında; o yazıda bahsettiğim sağlık hizmetleri ile tüketici hakları arasında olabileceğini düşündüğüm kazan-kazan ilişkisini […]

Aralık 18th, 2015

Hasta hakları tüketici hakları kapsamına girmeli mi?

Bugün de nispeten tartışmalı bir konu üzerinde görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Muhtemelen hepimiz biliyoruz, ülkemizde ve uygar dünyanın her yerinde, […]