Liste

Omurga konusundaki yazılarıma bir süre ara vermiştim. Bu süre içinde boş durduğum düşünülmesin, skolyoz hastalığı üzerine bir YouTube kanalı oluşturup (youtube kanalı için tıklayın.) hasta bilgilendirme etkinliklerimi başka bir ortama taşımıştım yalnızca. Ama, biraz da tekrar tartışılacak konular çıktığı için geri dönmeye karar verdim.

Neden skolyozdan bahsediyoruz?

Hem daha önceki yazılarımda hem de YouTube videolarımda skolyoz hastalığının sıklığı ve seyri hakkında bilgiler vermiştim. Her ne kadar oldukça sık (kızlarda %1) görülen bir hastalık olsa da, biliyoruz ki hastaların çoğu, skolyozlarının farkında bile olmadan ve hastalıktan hiçbir zarar görmeden yaşayıp gidiyorlar. Frakında olanların da çoğu, görüntü dışında fazla bir zarar görmeden yaşamlarını sürdürüyorlar. Böylece, aslında, hastalığın nispeten dramatik diyebileceğimiz bir sonuca varması (mesela ameliyat) olasılığı tüm skolyozların %1’i gibi hesaplanıyor.

O zaman bu gürültü niye?

Bu soruya net bir yanıt bulmak benim için çok zor. Ben skolyoz konusunu yazıyor ve anlatıyorum çünkü bana gelen hasta sorularının büyük bir çoğunluğunu panik içindeki ailelerden gelen “felaket, ne yapacağız şimdi?” soruları oluşturuyor. Hastalar ve aileleri arasında ciddi bir korku var ve internetten gelen (büyük ölçüde yanlış) bilgilerle de bu korku pompalanıyor da pompalanıyor. Çocukları skolyoz teşhisi aldığında bütün aileler paniğe kapılıyorlar. Hastalığı bilen annelerin içi titriyor, acaba çocuğumda skolyoz olur mu, diye. Öyle bir yere geldik ki aileler normal çocuklarının skolyoz olmaması için tavsiye istiyorlar; hangi egzersizleri yapsın? Fizik tedaviye götürelim mi? Takdir edersiniz ki, bu çok büyük bir pazar.

Sonuç:

Skolyoz konusunda yazıyorum çünkü bildiğim en fazla istismar edilen konulardan biri. Diğeri bel ve boyun fıtıkları, yakında o konuya da girmeyi istiyorum.

Tekrar açıkça belirteyim. Skolyoz, seyrini iyi bildiğimiz, genellikle tedavi gerektirmeyen, gerektirdiğinde de tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun istisnaları çok nadirdir, büyük ölçüde de çok erken başlayan vakalardır.

Korkmayalım, korkutmayalım, korkutulmayalım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Kategori: Genel

1 2 3
Ağustos 16th, 2017

Skolyoz hastalığını neden tartışıyoruz ?

Omurga konusundaki yazılarıma bir süre ara vermiştim. Bu süre içinde boş durduğum düşünülmesin, skolyoz hastalığı üzerine bir YouTube kanalı oluşturup […]

Aralık 9th, 2016

70 yaş ve üzeri hastalarda omurga cerrahisi anlamlı mıdır?

Bir süredir iş yoğunluğum nedeniyle ara verdiğim yazılarıma yeni bitirdiğimiz “70 yaş üzeri hastalarda omurga (özellikle eğrilik) cerrahisi” konulu bir […]

Ağustos 29th, 2016

Hasta dayanışma ve tartışma grupları (Forumlar); Neden yararlı, sınırları ne olmalı?

Uzun zamandır yazamamıştım, izninizle bugün yeni bir konu açarak ara verdiğim yerden tekrar başlamak istiyorum. Bu yazımda internet ortamında çeşitli […]

Ağustos 4th, 2016

Skolyoz gerçekleri 2: Hangi skolyozlardan korkmalıyız?

Bir önceki yazımda skolyoz hastalığının, hastaların önemli bir kısmında korkulacak sorunlara neden olmadığından bahsetmiştim. Peki, korkulması (ya da mutlaka tedavi […]

Haziran 27th, 2016

“Çaresiz kalan” skolyoz hastaları ve aileleri ne yapmalı?

Son iki gündür, Twitter üzerinde benim de istemeden dâhil ve neredeyse taraf olduğum bir tartışma sürüyor. Bu yazımı bu konuya […]

Haziran 21st, 2016

Çocuğunuzun etkinliği ispatlanmamış bir yöntem ile tedavi edilmesine razı mısınız?

Bir süredir yazılarıma ara vermiştim, birkaç gün önce internet üzerinden sorulan bir soru üzerine tekrar yazmak istedim. Söz konusu olan, […]

Mart 17th, 2016

Ülkemizde yazılı ve görsel sağlık gazeteciliği ne durumda? Basında yer alan bilgilerle omurga sağlığımızı koruyabilir miyiz?

Bu yazımda biraz değişik bir konuya değinmek istiyorum; basınımızda sağlık konularının işlenmesi ve halka yansıtılması konusu. Nedeni derseniz, bu konunun […]

Şubat 3rd, 2016

Çocuğunuza ya da size, “nöro-monitorizasyon” olmadan omurga cerrahisi yapılabilir mi? Yapılmalı mı?

Bir süredir ara verdiğim hasta hakları üzerine yazılarıma “nöro-monitorizasyon” konusunu tartışarak geri dönmek istiyorum. Yine yakın zamanda konuştuğum bir hasta […]

Ocak 18th, 2016

Skolyoz Kremi!

Sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmanın yollarından biri olarak düşündüğüm tüketici hakları olarak değerlendirilmesi konusuna bir süredir ara vermiştik, çok yakın zamanda […]

Aralık 24th, 2015

Tüketici hakları 2: Sizce hata kimde?

Bugün bir önceki yazıma gelen tepkiler ışığında; o yazıda bahsettiğim sağlık hizmetleri ile tüketici hakları arasında olabileceğini düşündüğüm kazan-kazan ilişkisini […]